Çocuklar da depresyona girer mi

Çocuklar da depresyona girer mi?

 

Abdullah Purtaş

Depresyon (ruhsal çöküntü-duygu durum bozukluğu) günümüz toplumunda sık görülen bir hastalıktır. Depresyon; kimi zaman zihnimizde “depresyondayım… Unutuldum…” diye dilden dile dolaşan nağmeler olarak yer aldı.Kimi zaman hayatın yoğunluğundan bunalmış, sıkılmış insanların fotoğraf kareleri olarak zihnimizde canlandı. Şehir yaşamıyla ve modern kültürle insanların biraz daha yalnızlaşması, zorluklar karşısında dayanışmanın ve aile bağlarının zayıflaması, sosyo-kültürel sorun olarak karşımıza çıkmakta ve depresyonun oluşmasına zemin hazırlamaktadır.

Peki depresyonun yetişkinlerden farklı olarak bebeklerde ve çocuklarda da görüldüğünü biliyor muydunuz? Aklınıza hemen şu soru gelebilir. “Çocukların ne derdi olur ki depresyona girsin?” Ancak çocukların ve bebeklerin de derdi var ve onlar da depresyona girebiliyor; ama yetişkinlerden farklı olarak.. Çocuklardaki depresyonun saptanabilmesi için ebeveynlerin belirtilere karşı uyanık olmaları gerekiyor. Çünkü çocukluk çağı depresyonları, çocuğun kişilik ve sosyal gelişimini doğrudan etkileyeceğinden tedavisi çok önemli olmaktadır. Aşağıda sıralanan belirtilerden en az 5 tanesinin son iki hafta veya daha uzun süredir var olması durumunda depresyondan şüphelenilebilir. Ancak unutmamanız gereken bir nokta var! Bu belirtilere göre depresyon tanısı koymaya çalışmayın. Bu bilgiler sizin doktora gitme düşüncenizi netleştirmenize yardımcı olabilir. Depresyon tanısını ancak ruh hekimleri klinik görüşmeden sonra koyabilir.


BEBEĞİM DEPRESYONA MI GİRDİ?

Bebeklik döneminde görülen depresyon bebeğin temel bakımını yapan (anne veya bakıcı) kişiyle ilişkilerin bozulması veya o kişinin yitirilmesi bebeklerde depresyonun temel sebeplerindendir. Bebeklik döneminden itibaren güven ortamında büyütülmeyen, ihtiyaçları karşılanmayan çocuklarda daha kolay depresyon gelişiyor. Bebekler yaklaşık 6 aydan sonra bağlandıkları kişiden ayrılmaya tepki gösterirler. Kısa süreli ayrılıklarda çocuk kendini toparlarken uzun süreli ayrılıklarda belirtiler derinleşmektedir.

***

Bebeklerde görülen depresyon belirtileri

* Konuşulduğunda ya da dokunulduğunda tepki vermeme (gülmeme) ve mutsuz görünüm.

* Oyun oynamada isteksizlik.

* Kolay ve sık ağlama.

* Uyku ve beslenme problemleri.

* Organik kökenli olmayan sindirim sistemi problemleri.

* Sese ve dokunmaya aşırı duyarlılık.


6-12 YAŞ ÇOCUĞUNDA GÖRÜLEN DEPRESYONUN SEBEBİ NEDİR?

Oyun çağı çocuğunda depresyonun görülme sebebi genelde çevresel stres etkenleridir. Bu dönemin en önemli stresleri çocuğun yaşamındaki değişikliklerdir ve bu değişiklikler ilerleyen dönemler için stres kaynağı olmayabilir. Çocuğun yaşamında stres etkeni olarak; kardeş doğumu ya da kardeşler arası ilişkinin bozuk olması, anne-babanın anlaşamaması, dayak, duygusal şiddet, cinsel istismar, aileden ya da yaşıtlarından birinin ölümü, ayrılık-boşanma, okulda kötü davranılma, okul değişikliği veya taşınma gibi sebepler oyun çağı çocuğunda depresyon nedeni olabilmektedir. Bununla beraber kalıtımsal yatkınlık ve ailede depresyon tedavisi gören kişilerin varlığı çocukta depresyon görülme ihtimalini artırıyor.

Çocuklarda depresyon ile birlikte gelişebilecek madde bağımlılığı, okuldan atılma, davranış problemleri gibi sorunlar oluşmadan tedavi için bir an önce devreye girilmelidir.

***

OYUN ÇAĞI ÇOCUĞUNDA GÖRÜLEN DEPRESYON BELİRTİLERİ

1- Olumsuz düşünme ve sürekli şikâyet etme.

2- Kronik iç sıkıntısı ve kolay öfkelenme.

3- Kolayca incinme, ağlama ve değersizlik duyguları.

4- Düşük benlik algısı.

5- Uyku bozuklukları ve yemek problemleri. (Yalnız yatamama ve gece korkuları şeklindedir)

6- Yavaş konuşma ve hareketlerde yavaşlık.

7- Tepkisellik ve öfke.

8- Kronik üzüntü ve korku.

9- Organik bir nedeni bulunamayan daha çok psikolojik kökenli baş ağrısı, mide ağrısı, kabızlık, ishal, kol ve bacak ağrıları gibi fiziksel şikâyetler.

10- İntihar düşünceleri ve denemeleri (ergenlik dönemine göre daha az görülmektedir.)

11- Dikkat dağınıklığı ve okul başarısında düşme.


‘ERGENLİK ÇAĞINDAKİ ÇOCUĞUM DEPRESYONA GİRDİ’

Ergenlerde görülen depresyon gerek belirtileri gerekse tedavileri yetişkinlere benzer. Ergenler, içinde bulunduğu dönemin özelliği olarak duygu, düşünce ve ilişkilerinde ani iniş çıkışlar yaşarlar. Algılama ve yargılamaları abartılı olabilmektedir. Depresif ergenler içinde bulundukları bu dönemin özellikleriyle beraber erişkinlerden farklı olarak aşırı bir tedirginlik ve huzursuzluk, öfke patlamaları, çabuk bıkma ve sıkılma, dikkat dağınıklığı ve kurallara karşı çıkma eğilimi ön planda olabilir. Bu nedenle ergenlerin okul ve aile yaşamlarında, arkadaş ilişkilerinde ortaya çıkabilecek sorunlara karşı uyanık olunmasında fayda vardır.

***

Depresyon belirtileri:

1- Kalıcı mutsuzluk, olumsuz düşünme ve sinirlilik hali.

2- Düşük benlik algısı, kolayca incinme, ağlama ve değersizlik duyguları.

3- Organik bir nedeni bulunamayan daha çok psikolojik kökenli baş ağrısı, mide ağrısı, kabızlık, ishal, kol ve bacak ağrıları gibi fiziksel şikâyetler.

4- Kontrol edilemeyen öfke patlamaları ve arkadaş ilişkilerinde bozulma.

5- Aşırı derecede kendini eleştirme, gereksiz suçluluk ve yalnızlık duyguları.

6- Konuşmalarında ölümden söz etme, intihar düşüncesi ve denemeleri.

7- Düşünmeden konuşma ve kurallara karşı gelme, evden kaçma düşüncesi.

8- Yavaşlamış konuşma ve hareket.

9- İlgi ve günlük aktivitelerde gerileme, yemek ve uyku alışkanlıklarında değişim.

10- Kronik üzüntü ve korku.

11- Dikkat dağınıklığı, okul başarısında düşme, okuldan kaçma.


Depresyona karşı neler yapılabilir?

Depresyon bir rahatsızlıktır. Kendiliğinden geçmez. Çocukta depresyondan şüphelenildiğinde bir an önce bir uzmandan destek almak gerekir. Halk arasında, ‘Çocukların ne derdi olur ki depresyona girsin’ gibi inanışlar çocuğun tedavi sürecini uzatabilir ve çocuğa daha fazla zarar verebilir. Rahatsızlık erken fark edilirse tedavisi daha kolay olur.

Özellikle de uzun süredir geçmeyen çocuğunuzdaki bedensel şikâyetleri ciddiye alın ve şikâyetleri nedeniyle çocuğunuzu suçlamayın. Çocuğunuzun psikolojik bir sorunu olması, çocuğunuzun bunu isteyerek yaptığı anlamına gelmez.

Bazen hafif depresyonlar anlayışlı ve dengeli anne-baba tutumları ile düzelebilir. Bu süreçte çocuğunuzu anlamaya çalışarak ona destek olabilirsiniz. Çocuğun güven içinde olduğunu hissetmesi çok önemlidir. Bebeklik döneminden itibaren kaliteli bir anne-çocuk ilişkisi çocukta oluşacak güven duygusunun temelidir. Çevresinde rahat, güvenli ortam hisseden çocuklar sıkıntılarıyla daha rahat baş edebilir.

Ebeveynlerin kaygısının çocukta da kaygı oluşmasına sebep olabileceğini unutmayın. Bu nedenle ebeveynler aşırı koruyucu ve kollayıcı bir tutum sergilemeden çocuğun bireyselleşmesine izin ve kaygılarıyla baş etmesine fırsat vermelidirler.

Çocuk yaşanması muhtemel stres etkeni olabilecek değişikliklere önceden hazırlanmalıdır. Bu hazırlık oyun çağı çocuğunda taşınma, okul değişikliği, kardeş doğumu, anne-baba ayrılığı gibi konularda olurken, ergenlerde yaşayacakları fiziksel ve ruhsal değişimlere hazırlık şeklinde olmalıdır. Bu değişikliklere hazırlanmayan çocuk ve ergenler, yoğun endişe ve utanç duygusu yaşayabilir.

~ tarafından merveucar Ağustos 9, 2007.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: