Bize Lazım Olan İman ve Cesarettir! Seyyid KUTUB

Seyyid KUTUB
-

Bize Lazım Olan İman ve Cesarettir!

 

Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:
“Ey Muhammed! inananlara en şiddetli düşman olarak, insanlar arasında Yahudileri ve Allah’a eş koşanları bulursun…” (Mâide suresi, âyet: 82).

İslâm dini ve müslümanlar, ilk günden başlayarak gönümüze kadar daima yahudilerin hile, fitne, desise ve bozgunculuklarına maruz kalmış ve bundan pek çok. zarar görmüşlerdir. Ne yazık ki, müslüman olarak bunlardan gereken dersleri almış değiliz. Oysa Kur’an-ı Kerimde, yahudilerin tarih boyunca inananlara karşı takındıkları taktikler ve uyguladıkları plânlar birer birer anlatılmakta ve bu hususta bizleri uyarmaktadır. Kur’an-ı Kerimde, bu konuda şöyle buyurulmaktadır:


“Onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa, onlardan bir takım kimseler, Allah’ın kelâmım (sözünü) işitiyor ve ona akılları yattıktan sonrada bile bile tahrif edip değiştiriyorlar. Onlar, inananlarla karşılaştıkları zaman, biz de “inandık” derler. Birbirleriyle yalnız kaldıklarında: “Rabbinizin katında size karşı hüccet göstersinler diye mi Allah’ın size açıkladığını onlara anlatıyorsunuz? Bunu, hiç düşünmüyor musunuz?’ derlerdi. Allah’ın onların gizlediklerini de ve açığa vurduklarını da bildiğini bilmiyorlarmı?” (Bakara sûresi, ayet: 75-77.)


Eğer günümüzün müslümanları, bulundukları her yerde yahudilerin hile, desise, plân ve bozgunculuğuna karşı uyanık olmaz ve Medine’de Peygamber (S.A.V.) in yahudilere ve onların çevirdikleri dolaplara karşı aldığı tedbirlerin aynısını almaz ise, içinde bulundukları perişanlık ve dağınıklıktan kurtulamayacaklardır. Emperyalizmin ve siyonizmin kölesi olarak, kendi ülkelerinde esir kalmakta devam edeceklerdir.


Şayet akıllarını başlarına alır, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) in Medine’de İslâm’ın ilk olarak yayılmaya başladığı bir dönemde, yahudilerin hile ve desiseleri ile karşılaştığı zaman aldığı tavır ve tedbirlerinin aynısını alıp uygularlarsa, ülkelerini emperyalizmin ve siyonizmin dipçiği altında ezilmekten kurtaracaklardır. Yahudinin çevirdiği hile ve desise dolaplarından kurtulup, huzur ve güven içinde kalacaklardır…


Yahudilerin tarih boyunca, müslümanlar için baş, vurduğu taktik, hile ve desiselerden biri de şudur: Müslümanların ilham aldıkları kaynakları kurutmak, din ve Kur’an esaslarından uzaklaştırmaktır Şerefli geçmişinden koparmak ve manevi değerleriyle kendisi arasında engel duvarlarını örmek ve böylece inancından yoksun bırakmaktır. Bunun sonunda müslümanları her yönden zayıf düşürüp, rahatlıkla onları yönetmeye çalışmaktır. Yahudiler, her zaman bu taktiğe baş vurmuşlardır. Müslümanları, bu noktadan yenmeyi denemişlerdir.


Bu milleti, dininden ve Kur’an’dan uzaklaştırmaya çalışanlar bilseler veya bilmeseler, isteseler veya istemeseler yahudilerin dostu ve yardımcısıdır. Onlar, Yahudinin bu ülkede her türlü kötülüğünü ve bozgunculuğunu sürdürmeye fırsat veriyorlar.


Bu millet, din ve Kur’an’ından uzaklaşmış, olarak bulunduğu sürece, yahudi bu ülkede huzur ve güven içinde at koşturacak ve istediği oyunu oynatabilecektir. Yahudinin, bu ülkede olmasını istediği ortam budur. Çünkü o, böyle bir ortamda ellerini, kollarını sallayarak yürüyecek ve istediği gibi her şeyi yapabilecektir. Zaten yahudinin bütün çabası, böyle bir ortamı oluşturmaktır.


Yahudinin hayatta tek korktuğu nokta ise, bu ülkede din ve inancın yeniden yaşanması ve müslüman halkın yeniden Kur’an’ın etrafında toplanmasıdır. Yahudinin, bundan korktuğu kadar dünyada başka hiç bir şeyden korktuğu görülmemiştir. Çünkü yahudi, tarih boyunca bu dinî inancın ve uyanışın daima karşısında yenilmiş ve zarar görmüştür…


İşte, bu yüzden yahudi, bu ülkede dini uyanışı istemez ve bütün gücü ile böyle bir uyanışın karşısında dikilmeye çalışır. Ne zaman islâm adına bu ülkede bir uyanış ve diriliş olmuş ise, hemen yan kuruluşlarını harekete geçirir ve bu uyanışın önüne geçmeye ve bunu anında söndürmeye çalışır. Bu, yahudinin tarih boyunca değişmeyen ve İslâmî uyanışlara karşı uyguladığı birinci taktiğidir.


Yahudinin bu oyununu bozmanın tek yolu, yeniden İslâm’a ve Kur’an’a dönmek ve onların esaslarına sımsıkı sarılmaktır. Bu, yahudinin sonu demektir. Müslümanlar için ise bu, zaferin başlangıcı, hürriyet ve bağımsızlığın tam olarak sağlanması ve düşmana karsı üstün gelmenin sevincidir. İşte, kurtuluşumuzun tek yolu budur. Bu yolda uyulacak işaretler ise, iman ve cesarettir…

Yazarın Diğer Yazıları Yalnız Allah’a İbadetPut ve PutçulukYolların Belirginleşmesiİslam Düşüncesi ve Kültür 2İslam Düşüncesi ve Kültür 1Ashabı Uhdud ve Yolumuzİman’ın Üstünlüğüİslam’ın Korkacağı Bir Şey YokturNasıl Bir İslam’a ÇağıralımMüslüman’ın Milliyeti AkidesidirEvrensel DüzenSizi buraya getiren nedir?Müslüman Toplum ve Hayat Tarzıİslam ve CahiliyyeKuran en doğru olana götürürPeygamber neye davet etti?ÖRNEK BİR KURAN NESLİ

~ yazan: merveucar Mayıs 18, 2007.

Bir Yanıt to “Bize Lazım Olan İman ve Cesarettir! Seyyid KUTUB”

  1. Allah yardimciniz olsun siteniz çok hayırlı faydalı olur inşallah u teala.çok küçük bir ricam olacak arka fonda siyah renk çok göz yoruyor.

Yorum Yapın